The official IELTS by IDP app is here! Download it today.

Close

Eşdizimler dilinizin önemli bir parçasıdır. Bunlar, bir cümlede birbirine ait olan ve İngilizce konuşanlar tarafından yaygın olarak kullanılan kelimelerdir. Bir eşdizim örneği:

I was in such a rush this morning that I forgot to make my bed.

Bu durumda, 'make' fiili 'bed' ismiyle birlikte kullanılır. Yani buradaki eşdizim:

make someone’s bed (yatağını toplamak)

Çok çeşitli eşdizimleri doğru bir şekilde kullanmak, Sözlüksel Kaynak için daha yüksek bir bant puanı elde etmenize yardımcı olabilir. Bu, edatlar gibi daha küçük öğeler de dahil olmak üzere kelimelerinizi düzgün bir şekilde gruplayabilmenin önemli olduğu anlamına gelir. Eşdizimlerin konuşmanın farklı bölümleri arasında nasıl değiştiğine bakalım.

A. Konuşmanın farklı bölümleri arasında geçiş yapma

influence (verb)(fiil)

My grandfather influenced me greatly when I was a youngster.

Eşdizimlilik: influence someone greatly (birini büyük ölçüde etkilemek)

influence (noun)(isim)

My grandfather had a great influence on me when I was a youngster.

Eşdizimlilik: have a great influence on someone (biri üzerinde büyük bir etki bırakmak)

İsim formunun 'on' edatını kullandığını, fiilin kullanmadığını göreceksiniz. Dil de farklıdır, çünkü zarf yerine 'great' sıfat biçimini kullanır, ayrıca 'have' fiilini kullanır. Eşdizimler değişebileceğinden, bir kelimenin farklı konuşma bölümleri arasında geçiş yaparken dikkatli olun.

B. Daha karmaşık eşdizimler

prefer (verb)(fiil)

prefer traditional food over fast food because it is much more delicious.

Eşdizimlilik: prefer something (bir şeyi tercih etmek)

preference (noun)

have a preference for traditional food over fast food because it is much more delicious.

Collocation:  have a preference for something

preferable (adjective)(sıfat)

find traditional food more preferable than fast food because it is much more delicious.

Eşdizimlilik: find something more preferable (daha tercih edilebilir bir şey bulmak)

Fiil biçiminin üç seçenek arasında en basiti olduğunu göreceksiniz, bu yüzden konuşmanızda ve/veya yazarken konuşmanın hangi bölümünün en iyi kullanılacağını göz önünde bulundurmanız gerekir. Eşdizimler çok daha karmaşık olduğundan, kelimenin isim veya sıfat biçimini kullanmak bu konuda daha yardımcı olabilir. Bu, Lexical Resource için daha yüksek bir bant puanı elde etmede daha faydalıdır.

C. Collocations between synonyms

help (verb)(fiil)

Parents can help their children (to) prepare for adult life by giving them chores to do around the home.

Eşdizimlilik: help someone (to) do something (birinin bir şey yapmasına yardım etmek)

assist (verb)(fiil)

Parents can assist their children in preparing for adult life by giving them chores to do around the home.

Eşdizimlilik: assist someone in doing something (birinin bir şey yapmasına yardım etmek)

Eş anlamlı sözcükleri kullanırken dikkatli olun, çünkü hepsinin eşdizimi aynı değildir. Burada görebileceğiniz gibi, 'assist' fiili farklı bir 'in' edatını ve edattan sonraki fiil formunu -ing biçiminde kullanır.

D. Çoklu seçenekler

test (noun)

If I want to enter the course, I have to take a test.

If I want to enter the course, I have to sit a test.

If I want to enter the course, I have to do a test.

Bu durumda, bu özel bağlamda üç olası fiil + isim eşdizimi vardır ve bunların üçü de aynı anlama sahiptir. Bu durumda, daha az yaygın olan seçeneğe bakın ve önce onu kullanmaya çalışın (örneğin sit a test). "Set a test" veya "make a test" gibi anlamı değiştirebilecek diğer eşdizimlere dikkat edin. Bu, bir öğrencinin değil, bir öğretmenin yaptığı bir şeydir.

Tek tek kelimeler yerine farklı eşdizimleri öğrenmek, sözcük kaynağınızı oluşturmanın harika bir yoludur ve daha akıcı ve doğal ses çıkarmanıza yardımcı olur. A'dan Z'ye IELTS serimizi okumaktan zevk alıyor musunuz? Bir sonraki makalemiz için bizi takip etmeye devam edin (D, 'IELTS'de ‘do’ ve ‘don’t' içindir).