Doğru, Yanlış, Verilmemiş’e daha yakından bir bakış

Sınava girenlere en sevmedikleri okuduğunu anlama soru türünün ne olduğunu sorduğumuzda, genellikle "doğru", "yanlış", "verilmemiş" yanıtlarını alırız! Bu blog, doğru seçimi nasıl yapacağınıza odaklanan ve gerçek bilgileri bulmanıza yardımcı olmak için gereken okuma becerilerini vurgulayan bir okuma metnini ayıracaktır.

Doğru, Yanlış, Verilmemiş: Belirli bilgileri bulma ve tanımlama

Bu tür bir sorunun, belirli bilgileri bulmanızı ve tanımlamanızı gerektirdiğini unutmayın. Bu bilgiler metinde gerçekler olarak sunulacaktır. Metindeki bilgiler soruların sırasını takip eder, bu nedenle ilk ifade için ihtiyacınız olan bilgiler ikinci ifadeye ait bilgilerden önce bulunacaktır.

Size verilen ifadeyi okuduğunuzda, bu bilginin size bir cevap olup olmadığına karar vermenize yardımcı olup olmadığına karar vermelisiniz:

  • DOĞRU çünkü ifade bilgilerle aynı fikirde

  • YANLIŞ çünkü ifade bilgilerle çelişiyor veya

  • VERİLMİYOR çünkü bu konuda bilgi yok

Peki bu tür bir soruyu nasıl yanıtlarsınız?

Bilim insanı Marie Curie ile ilgili 1. Kısım metninden aşağıdaki alıntıyı kullanacağız.

The life and work of Marie Curie

Marie Curie is probably the most famous woman scientist who has ever lived. Born Maria Sklodowska in Poland in 1867, she is famous for her work on radioactivity, and was twice a winner of the Nobel Prize. With her husband, Pierre Curie, and Henri Becquerel, she was awarded the 1903 Nobel Prize for Physics, and was then sole winner of the 1911 Nobel Prize for Chemistry. She was the first woman to win a Nobel Prize.

From childhood, Marie was remarkable for her prodigious memory, and at the age of 16 won a gold medal on completion of her secondary education. Because her father lost his savings through bad investment, she then had to take work as a teacher. From her earnings she was able to finance her sister Bronia's medical studies in Paris, on the understanding that Bronia would, in turn, later help her to get an education.

In 1891 this promise was fulfilled and Marie went to Paris and began to study at the Sorbonne (the University of Paris). She often worked far into the night and lived on little more than bread and butter and tea. She came first in the examination in the physical sciences in 1893, and in 1894 was placed second in the examination in mathematical sciences. It was not until the spring of that year that she was introduced to Pierre Curie.

Adapted with permission from Encyclopaedia Britannica, 2007 by Encyclopaedia Britannica, Inc.

Adım 1: Önce soruyu okuyun ve önemli bilgilerin altını çizin

Metne bakmadan önce yapılacak ilk şey, Doğru, Yanlış, Verilmemiş sorularına bakmaktır. Bu örnekte, üç ifade vardır.


  1. Marie Curie'nin kocası, Marie'nin her iki Nobel Ödülü'nün de ortak kazananıydı.

  2. Marie, çocukken bilime ilgi duymaya başladı.

  3. Marie, kız kardeşinin maddi katkısı nedeniyle Sorbonne'a katılabildi.


Her ifadeyi tarayın ve size verilen anahtar bilgilere odaklanarak her birindeki anahtar kelimelerin altını çizin veya vurgulayın. Anahtar kelimeler, metnin anlamı için önemli olan kelimeleri ifade eder. Basit gerçekler olabilirler; isimler, yerler veya şekiller veya sorunun odağını anlamanıza yardımcı olacak kelimeler, isimler, fiiller, sıfatlar vb. olabilir.

Örneğin, ilk açıklamada, Marie'nin kocasının, Marie'nin her iki Nobel Ödülü'nün ortak kazananı olduğunu görebilirsiniz. Bu nedenle, cevabı aramanıza yardımcı olacak en önemli bilgilerin altını çizin ve vurgulayın. Bunu her ifade için yaptık:

  1. Marie Curie’s husband was a joint winner of both Marie’s Nobel Prizes

  2. Marie became interested in science when she was a child.  

  3. Marie was able to attend the Sorbonne because of her sister’s financial contribution

Adım 2: Anahtar sözcükler için metni tarayın

Anahtar kelimelerinizi ve bilgilerinizi vurguladığınızda, metne bakın ve aynı kelimeleri veya benzer anlamlara sahip kelimeleri (eş anlamlılar) bulmak için hızlıca tarayın. Örneğin, 1. ifadeyi okurken, Marie'nin kocasının iki Nobel Ödülü'nü ortaklaşa kazananı olup olmadığını bulmanıza yardımcı olacak kelimeleri düşünüyor olmalısınız, 'both' iki anlamına geldiğini unutmayın.

1.ifade için şu kelimeleri ve eşanlamlıları düşünün: husband, Mr Curie, both, one, two, second, twice, with her husband, without her husband, on her own, by herself.  

Metne bakın ve bu ifadeyle ilgili kelimeleri bulun. 'Sole' kelimesini göreceksiniz, bu 'only' anlamına gelir ve Marie'yi ikinci Nobel Ödülü'nü kazanan tek kişi olarak tanımlar.


Marie Curie is probably the most famous woman scientist who has ever lived. Born Maria Sklodowska in Poland in 1867, she is famous for her work on radioactivity, and was twice a winner of the Nobel PrizeWith her husband Pierre Curie, and Henri Becquerel, she was awarded the 1903 Nobel Prize for Physics, and was then sole winner of the 1911 Nobel Prize for Chemistry. She was the first woman to win a Nobel Prize.

Açıklama 1: Dikkatlice okuyun ve cevabınıza karar verin

"Marie Curie’s husband was a joint winner of both Marie’s Nobel Prizes."

Metindeki anahtar kelimelerinizi ve bilgilerinizi vurguladığınızda, vurgulanan bu cümleleri dikkatlice okuyarak metindeki bilgilerin ifadedekilerle uyuşup uyuşmadığına karar verebileceksiniz.

Pierre Curie'nin Marie'nin her iki ödülünün de ortak kazananı olup olmadığına bakın.


Marie Curie is probably the most famous woman scientist who has ever lived. Born Maria Sklodowska in Poland in 1867, she is famous for her work on radioactivity, and was twice a winner of the Nobel Prize. With her husband, Pierre Curie, and Henri Becquerel, she was awarded the 1903 Nobel Prize for Physics, and was then sole winner of the 1911 Nobel Prize for Chemistry. She was the first woman to win a Nobel Prize.


Aşağıdaki ifadeleri görebiliriz:

  • Marie was twice a winner of the Nobel Prize. 

  • With her husband, Pierre Curie, and Henri Becquerel, she was awarded the 1903 Nobel Prize for Physics 

  • She was then sole winner of the 1911 Nobel Prize for Chemistry.  

Pierre Curie, Nobel ödüllerinden biri (1903) ile ortak bir kazanan olduğu cevabı YANLIŞtır, diğerinin (1911) 'tek(sole)' kazananıydı- 'tek(only)' kazanandır.

Açıklama 2: Dikkatlice okuyun ve cevabınıza karar verin

"Marie became interested in science when she was a child."

Metinde soruda altı çizilen anahtar kelimelere baktığımızda, onun küçük yaşlardan itibaren (çocukluktan) bilimi sevdiğini (ilgilendiğini) söyleyen bir bilgi arıyoruz. Bu nedenle, buradaki odak, Marie Curie'nin çocukken bilim konusuyla gerçekten ilgilenip ilgilenmediğini görmektir.

2. ifade için şu kelimeleri ve eşanlamlıları düşünün: interested in science, subject of science, science classes, school science, child, childhood, at school, young girl. 

Metne bakın ve bu ifadeyle ilgili kelimeleri bulun.

From childhood, Marie was remarkable for her prodigious memory, and at the age of 16 won a gold medal on completion of her secondary education. Because her father lost his...

Aşağıdaki ifadeleri görebiliriz:

  • Çocukken harika bir hafızası vardı

  • 16 yaşında orta öğreniminde altın madalya kazandı.

Çocukluğuyla ilgili tek gerçekler bunlar ne bilimden bahsediliyor ne de çocukken bu konuya ilgi duyuyor, bu yüzden bilgi olmadığı için cevap VERİLMEMİŞ.

Bilim dalında Nobel ödülleri kazandığı için her zaman bilimle ilgilendiğini varsayamazsınız. Bu tür bir soruyu cevaplamak için zaten sahip olduğunuz bilgiyi kullanmamalısınız, sadece metinde size verilen bilgileri kullanabilirsiniz.

İfade 3: Dikkatlice okuyun ve cevabınıza karar verin

"Marie was able to attend the Sorbonne because of her sister’s financial contribution." 

Marie'nin Sorbonne'a neden katılabildiğini bulmak için metne baktığımızda, bununla ilgili anahtar kelimeleri arıyoruz. Buradaki önemli bir anahtar kelime 'because' bu bağlacı bir neden olarak izleyecektir.

3. ifade için şu kelimeleri ve eş anlamlılarını düşünün: money, afford, expensive, Sorbonne, university, sister, father, husband, education, finance, financial, paid, payment, contribution, contribute, give, help. 

Metne bakın ve bu ifadeyle ilgili kelimeleri bulun.


From childhood, Marie was remarkable for her prodigious memory, and at the age of 16 won a gold medal on completion of her secondary education. Because her father lost his savings through bad investment, she then had to take work as a teacher. From her earnings she was able to finance her sister Bronia's medical studies in Paris, on the understanding that Bronia would, in turn, later help her to get an education. In 1891 this promise was fulfilled and Marie went to Paris and began to study at the Sorbonne (the University of Paris). She often worked far into the night and lived on little...


Aşağıdaki ifadeleri görebiliriz:

  • Babası kötü yatırım nedeniyle birikimlerini kaybetti

  • Daha sonra öğretmen olarak çalışmak zorunda kaldı

  • Kız kardeşi Bronia'nın Paris'teki tıbbi çalışmalarını finanse edebildi (ücretini ödedi), Bronia'nın daha sonra eğitim almasına yardımcı olacağı anlayışıyla.

  • 1891'de bu söz yerine getirildi ve Marie Paris'e gitti ve Sorbonne'da okumaya başladı.

Kız kardeşi eğitim masraflarını karşıladığı için Marie'nin Sorbonne'a katılabileceğini okuduk. Metni taradığımızda babasının parasını (birikimlerini) kaybettiğini ve dolayısıyla Marie'nin öğretmen olarak çalıştığını okuduk. 'Finance' anahtar kelimesini görüyoruz ve Marie'nin kız kardeşine tıp eğitiminde yardımcı olduğunu görüyoruz. Daha sonra kız kardeşinin Marie'nin eğitim almasına yardım edeceğini okuduk. Bu bir vaatti, ya da başka bir deyişle, bir anlayıştı.

Referans sözcükleri, önemli bilgileri bulmada da yardımcı olabilir; örneğin, 'bu söz' içindeki 'bu', Marie'nin eğitimi için ödeme vaadi anlamına gelir.

Marie Sorbonne'a gitti çünkü Bronia parasını ödedi. Cevap DOĞRU.

Bu nedenle, bu soru türünde daha iyi olmak istiyorsanız, okuma alıştırmaları yapmayı ve seçimin neden Doğru, Yanlış veya Verilmemiş olduğunu anladığınızdan emin olmayı unutmayın. Metni ve soru ifadelerini anlamanıza yardımcı olacak anahtar kelimeleri nasıl vurgulayacağınızı öğrenin. Umarız bu blog ipuçları, "doğru", "yanlış" ve "verilmemiştir" yanıtları konusunda kendinizi daha güvende hissetmenizi sağlar.

True, False, Not Given sorularına hızlı bir bakış

IELTS Reading sınavında True, False, Not Given soruları biraz yanıltıcıdır. Bu soru tipinin nasıl yanıtlanacağını öğrenmek için örnek soru ve cevaba daha yakından bakalım.

Daha fazla
https://images.ctfassets.net/unrdeg6se4ke/G40vaYMMIiINq7QZUd0Em/928c79ac11c1f865620f4986ec2e77a8/tfng.png
2021-08-23T09:36:39.997Z
https://videos.ctfassets.net/unrdeg6se4ke/3liQeGelMsu6PCwJAhDW3j/1dc15ef746d2a88c08996eab2dc1b29d/True__False__Not_Given__Which_one_is_it_.mp4